Domuz Gribi..

22x

İnsanlık tarihinin en korkutan hastalıkları arasına girmiş, şu sıralar popülerliğini koruyan domuz gribinden çoğu insan dert yanmaktadır..


Bu hastalıktan korunmak için en önemli şey bağışıklık sisteminin kuvvetli olmasıdır..
Zaten grip ve benzeri hastalıklardan korunmak için bağışıklık sisteminin kuvvetli olması gerekir, yoksa ne kadar temiz ve dikkatli olsakta şifayı kaparız.. :)
Korunma yöntemlerinden bir diğeri ise aşı, ama şu an o aşının güvenirliği ispat edilmediği için aşılanmak ne derece akıllıca bilemiyeceğim..
Aslında şu an grip olan insanların çoğu domuz gribi, bünyesi iyi olanlar bu durumu ayakta geçiriyor, bünyesi zayıf olanlar maalesef bu hastalık yüzünden yatağa düşüyorlar..


Dün okuduğum bir habere göre, bu sefer insandan bir domuza “domuz gribi” geçmiş, bu da bu durumun güler misin ağlar mısın? yanı olsun.. :)


Herkese sağlıklı günler dilerim, bol bol sebze meyve tüketin kendinize iyi bakın..


Baş baş.. :)

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

5 Yorum Var “Domuz Gribi..” yazısında;

  1. Altan diyor ki:

    Allah iyiliğini versin.. :D
    Yemek tarifi verir gibi domuz gribi anlatmışsın..

    Doktor Şenay’dan Domuz Gribi Tarifi.. :P

    • Şenay diyor ki:

      Allah hepmizin iyiliğini versin canım.. :D :P
      Bu yazıyı okuduğun an karnın açtı sanırsam, gerçi her zaman sen de bir açlık krizi oluyorya neyse.. :P

      Afiyet olsun.. :P

      • Zizil... diyor ki:

        Bosver sen Altan, hamsi+mandalinaya devam… :D

        Bu arada; bir sonraki popüler salgin için karincayi düsünüyorum… :p
        Bak ilkbaharda da kelebek iyi gider: H1K3 :)
        Böyle böyle; hayvanlardan gecerek kendimizi bulup ileride ‘insan gribi’ olmaya hak kazaniriz belki, bunlar henüz ‘beginner level” :p

        Saka bir yana, tabiki Allah korusun, hangi hastalik olursa olsun, sifayi kapmis olanlar icin de acil sifalar dilerim o ayri…
        Ama bu tür popüler hastaliklarin insanlari (aslinda olmasi gerektigi sekilde) temizlige (hijyen) yönlendiriyor olmasi salginlarin faydali yani olarak kayitlara gecebilir…
        Hem benimsedigimiz dinin, hem de toplumsal yasamin gereklerinden biri olan temizligin yumurta dayaninca benimsenmesi trajikomik, yine de hic yoktan iyidir… :)

        Bir de konunun ‘komplo teorisi” kismi var… :|
        Ya da yok, bilmiyorum, ben masumum… :D

        • Altan diyor ki:

          Görürsünüz oğlum.. :D
          Asrın ilacını keşfettim, göreceksiniz!.. :P

          Hasta olursam asrın göt oluşu olacak tabi, o ayrı.. :D
          Ama risk olmadan başarı olmazx.. :P

  2. Caner Demircan diyor ki:

    (Bir doktor yakınımın bana maille ulaştırdığı Türkiye tabipler birliği basın açıklamasını doğrudan paylaşıyorum)

    09.12.2009

    BASIN AÇIKLAMASI

    Ölümler Artıyor! Aşı İçin Zaman Geri Sarıyor!
    Anımsanacağı gibi Türk Tabipleri Birliği, küresel olarak salgın yapan ve ülkemizde de hızla yaygınlaşan İnfluenza A H1N1 virüsü ve konuyla ilgili çalışmaları izlemek üzere bir BİLİMSEL DANIŞMA VE İZLEME KURULU (PandemİK) oluşturmuştur.

    Alanının önde gelen uzmanları tarafından oluşturulan bu kurulun yapısını, işlevini ve hedeflerini 13.11.2009 tarihli basın açıklamamızda sizinle paylaşmıştık. PandemİK ikinci toplantısını 02.12.2009 tarihinde gerçekleştirdi. Salgın hakkında gerek dünyada gerek ülkemizdeki güncel gelişmeleri de dikkate alarak, var olan kayıtlar, gözlemler ve istatistik analizler ışığında konu tüm ayrıntıları ile ele alındı. Sizlere hem ekte sunduğumuz bilimsel kurulumuzun saptama ve önerilerini hem de TTB Merkez Konseyinin görüşlerini aktarmak istiyoruz.

    Salgın sürmekte ve yayılmaktadır. Salgınla mücadele etmenin iki temel bileşenine ilişkin zafiyet söz konusudur. Bunlardan biri korunmaya ilişkin uygulamalar, diğeri de tedaviye erişimle ilgili sorunlardır. Yetkililere korunma ve tedaviye ilişkin sorumluluklarını anımsatmayı görev biliyoruz.

    1. Korunmaya ilişkin uygulamalar

    H1N1 aşısının uygulanması ile ilgili olarak önce Başbakanın ardından Milli Eğitim Bakanının aşı konusundaki olumsuz tutumları ve ifadeleri devlet adamı sorumluluğu ile bağdaşmamaktadır. H1N1 aşısı için zaman geri sarmaktadır. Bugüne dek ölenlerin % 90’ının aşı olsalardı ölmeyeceklerini bir kez daha belirtmekte yarar görüyoruz. Devlet adamlarının ve devlet kadınlarının bu konumun gerektirdiği ağırlık, ciddiyet ve sorumlulukla davranmaları gerekir. Aşı uygulamalarının arttırılması konusunda her türlü çaba gösterilmelidir.
    Basın yayın organlarında da yer alan “mutasyon” ya da “genetik değişkenlik” olayının ender görüldüğünü ve bu tür değişimlerin “aşıdan kaçan” suşlara neden olmadığını; yani aşının etkisiz kalmasının söz konusu olmadığını söyleyebiliriz. Ayrıca vurgulanması gereken önemli bir nokta da aşının yapılmasının mutasyon olasılığını azaltmasıdır. Aşı ne kadar yüksek oranda uygulanırsa mutasyon da o kadar az olacaktır.
    Tedaviye erişimle ilgili sorunlar
    Sağlık kurumlarına başvuruda alınan katkı payları nedeniyle, özellikle güvencesi olmayan hastalar Acil Servislere başvurmakta, bu ise Acil Servislerin hasta yükünü arttırmaktadır. Sosyal güvencesi olmayanların ilaca erişimi konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Oysa Umumi Hıfzısıhha Kanununun 3. maddesinin 3. ve 4. bentleri ülkede bulaşıcı hastalık salgını çıktığında Sağlık Bakanlığının yetki ve sorumluluklarını tanımlamaktadır.

    Bu çerçevede Sağlık Bakanlığının salgın süresince katkı ve katılım paylarını kaldırması hem olanaklı hem de kaçınılmazdır. Sağlık Bakanlığına buradan bir çağrıda bulunuyoruz. Ülkede “Salgın” olduğunu ilan edin. Bakanlar Kurulu kararı ile İnfluenza A H1N1v (Domuz Gribi) yakalananların 4736 sayılı yasadan muaf olmaları konusunda irade gösterin. Sosyal güvencesi olmayan ve hizmete erişemeyen vatandaşlarımızın tedavi şansı ancak bu yolla sağlanabilir. Ancak bu yolla hastalananların tedaviye erişememe nedeniyle ölmeleri engellenebilir.

    Aşı üretimi konusunda Sayın Bakanın açıklamalarına ne yazık ki sevinemedik. Çünkü ülkemizde bir aşı dolum tesisi açılmasıyla, Aşı Araştırma Geliştirme çalışmalarının yürütülerek kamunun güvencesinde aşı üretilmesi arasında dağlar kadar fark var. Biz yeniden ve ısrarla Türkiye’de kamu kurumlarında aşı AR-Ge çalışmaları yapılması, patent koruması nedeniyle erişemediğimiz ya da çok pahalıya satın aldığımız aşıların bu ülkede üretilmesi için bilgi birikiminin, insan gücünün var olduğunu, tek eksiğin ise siyasi irade olduğunu ifade etmek isteriz.

    Türk Tabipleri Birliği oluşan güvensizlik salgınından derin endişe duymaktadır. Bu konuda sorumlu gazetecilik ile halkın doğru bilgilendirilmesi konusunda basın yayın organlarının temsilcilerine de önemli bir sorumluluk düşmektedir.

    TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
    MERKEZ KONSEYİ

    http://www.ttb.org.tr/ekler/pandemik_ba.doc

    http://www.ttb.org.tr/ekler/pandemik_bilgi.doc

Caner Demircan Yorum Yap

-XHTML- Şu etiketler kullanılabilir: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>